Afet

Afet

Tedbir almadığı için zarara uğrayan kimse sorumluluğu kadere yükleyebilir mi?

Afet sözlükte doğanın sebep olduğu yıkım anlamına gelmektedir. Doğal afetler, Allah’ın evrene koyduğu fiziksel yasaları sonucunda meydana gelir. Bu yasalar yeryüzünün kaderidir. Zira Allah, “Göğü Allah yükseltti ve mizanı (dengeyi) o koydu. Sakın dengeyi bozmayın.”3 buyurmuştur.
Yeryüzünde deprem, sel ve erozyon gibi insanların karşılaştıkları pek çok doğal afetler meydana gelir. Bunlar insanların kendi elleriyle yol açtıkları sorunlardan da kaynaklanabilmektedir. İnsanın açgözlülüğü yeryüzü kaynaklarından doğru bir şekilde yararlanmaya engel olmaktadır. Plansız şehirleşmeler, kontrolsüz yapılaşmalar, kaynakların israf edilmesi gibi pek çok sebep yüzünden insanların zarar görmesinin adı kader değildir. Kader, Allah’ın koyduğu ölçüye denir. Bu ölçüleri dikkate almayan kişiler bedel ödemek zorunda kalır. Bu anlamda doğa olaylarını durduramasak bile canlılar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltabiliriz.
Allah hiç kimseye taşıyabileceğinden daha fazlasını yüklememiştir.1 Bu nedenle insanlar, afetleri oluşturan sebepleri ortadan kaldırmaya çalışmalı ve bu afetlerle mücadele edip onlardan en az zararla kurtulmanın yollarını aramalıdırlar. Afetler, insanların doğanın dengesini korumaları gerektiğini gösterir. Bu koruma aynı zamanda insanın kendini de koruması anlamına gelir. Örneğin sağlam yapılaşma yöntemlerinin depreme karşı yeterince korunma sağladığı çok açıktır. Gerekli tedbirleri alıp can ve mal kaybının önlenmesi mümkün iken bu afeti alın yazısı veya kader olarak nitelemek doğru değildir. İnsan aklını kullanarak bu tür afetlere karşı önlemler alabilir. Bu anlamda afetlere karşı gerekli önlemleri alarak insanlara zarar vermesini önlemek, insanların sorumlulukları arasındadır. Allah’ın kanunlarına aykırı hareket eden insanlar, doğa olaylarını afet hâline gelmesine neden olabilirler.

afet

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir