Akyuvarlar (Lökositler) Hakkında Kısa Bilgi

Akyuvarlar (Lökositler)
1 mm3 kanda yaklaşık 8 bin-10 bin arasında bulunan akyuvarlar, renksiz kan hücreleridir. Alyuvarlardan farklı olarak bu hücrelerin çekirdekleri ve organelleri vardır. Amip gibi yalancı ayaklar oluşturup aktif hareketlerle doku aralarına yayılabilir. Akyuvarlardan bazıları fagositoz yaparak, bazıları da antikor oluşturarak vücut savunmasında görev alır. Vücutta enfeksiyon olduğunda akyuvar sayısı artar. Sayısı artan akyuvarlar enfeksiyona neden olan yabancı maddeleri fagositoz yaparak etkisiz hâle getirir. Ayrıca akyuvarlar hasar görmüş doku parçalarını da yok eder.
Akyuvarların ömürleri genelde 4 saat ile 4 gün arasında değişir. Bazı akyuvarlar vücuda giren yabancı maddeleri tanıyabilen kan hücrelerine (hafıza hücreleri) dönüşür ve uzun zaman yaşayabilir.
Akyuvarlar sitoplazmalarında taneciklerin olup olmamasına göre granüllü ve granülsüz olmak üzere ikiye ayrılır.

Granüllü Akyuvarlar

Akyuvarlardan bazıları özel boyama yöntemleri ile boyanarak mikroskop altında incelendiğinde sitoplazmalarında granül adı verilen tanecikler görülür. Bu akyuvarlara granüllü akyuvarlar denir. Çekirdekleri boğumludur. Kırmızı kemik iliği tarafından üretilen granüllü akyuvarlar nötrofil, eozinofil, bazofil olmak üzere üçe ayrılır:
Nötrofiller bakterileri fagositozla yok eder. Bakteri enfeksiyonlarında sayıları artar. Eozinofiller tenya, kancalı kurt gibi parazit enfeksiyonlarında ve alerjik reaksiyonlarında etkilidir. Bazofiller heparin ve histamin salgılar. Heparin, kanın damar içinde pıhtılaşmasını engeller. Histamin ise kılcal damar geçirgenliğini sağlar. Histaminin aşırı artması kılcal damar geçirgenliğini arttırdığı için ödem oluşmasına neden olur. Ayrıca alerjik reaksiyonların başlatılmasında önemli role sahiptir.
Granülsüz Akyuvarlar
Özel boyama yöntemleri ile boyanarak mikroskop altında incelenen granülsüz akyuvarların sitoplazmaları homojen görünür ve taneciklere rastlanmaz. Çekirdekleri büyük ve yuvarlaktır. Kemik iliğinde üretildikten sonra dalak, lenf düğümleri ve timus gibi lenfatik organlarda aktif hâle gelirler. Granülsüz akyuvarlar monosit ve lenfosit olarak iki gruba ayrılır:
Monositler akyuvarların en büyüğüdür. Fagositoz yapabilme yetenekleri oldukça gelişmiştir. Bu hücreler kılcal damarlardan doku aralarına geçerek bakterileri yutabilen makrofajlara dönüşür. Lenfositler bağışıklığın sağlanmasında görevlidir. Sinir dokularının dışında bütün dokularda bulunur. T ve B lenfositleri olmak üzere iki gruba ayrılır: T lenfositleri antijene doğrudan saldırarak vücudu savunur. B lenfositleri ise salgıladıkları maddelerle bakteri ve virüsleri etkisiz hâle getirir.

akyuvar-hucreleri-cesitleri