Atatürk İlke ve İnkılaplarının Dayandığı Esaslar

Atatürk İlke ve İnkılaplarının Dayandığı Esaslar
Atatürk ilkeleri, Atatürkçü düşünce sisteminin esaslarını belirlemek ve hayata geçirmek için oluşturulmuştur. Türk inkılabı ise Atatürk ilkelerinin uygulamaya dönüşmüş şeklidir. İlkeler vatan sevgisi, milliyetçilik, bağımsızlık gibi evrensel esaslara dayanmaktadır. İlkelerde temel hedef Türk milletini yönetimde, ekonomide, toplumsal hayatta egemen kılmaktır. İlke ve inkılapların dayandığı esaslar arasında Türk milleti ve millî tarih bilinci, vatan ve millet sevgisi, millî dil, bağımsızlık ve özgürlük, millî egemenlik, çağdaşlaşma ideali, millî kültürün geliştirilmesi, millî birlik ve beraberlik ve ülke bütünlüğü sayılabilir.
Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması, Türk milleti bilincinin oluşturulması, ulusal benlik düşüncesinin inşa edilmesi ve millete güvenin tekrar kazandırılması açısından millî tarih anlayışının geliştirilmesine büyük önem vermiştir. O milletimizin köklü bir medeniyete sahip olduğunu, buna karşılık kendi tarihine gerekli önemi vermediğini şöyle ifade etmiştir: “Türk kendi ruhunu, benliğini, hayatını unutmuş; nereden geldiği belirsiz birtakım reislerin şuursuz vasıtası olmuştur. Türk milleti kendi benliğini, kendi dimağını, kendi ruhunu unutur gibi olmuş ve varlığıyla herhangi bir amaca, sonucu aşağılık ve esaret olan fisebilillah köle olmaya, hakir bir hedefe sürüklenmiştir. Millet sefaletlere ve mahkûmiyetlere uğramaktan kendini kurtaramadı.”1
Atatürk; bütün varlığını vatanına ve milletine adamış insanların, vatan ve milletleri için çalışmaları gerektiğini savunmuştur. Türk milletinin vatan sevgisini “Gerektiği zaman vatan için bir tek fert gibi yekpare azim ve kararla çalışmasını bilen bir millet, elbette büyük bir istikbale layık ve aday olan bir millettir.” 2 sözüyle ifade etmiş, bu sevginin gelecek günlerin en büyük güvencesi olduğuna inanmıştır. Ona göre millet sevgisi kadar büyük sevgi yoktur. O bu konuda şunları söylemiştir: “Kurtuluş Savaşı’nda, benim de milletime ettiğim birtakım hizmetler olmuştur, zannederim. Fakat bunlardan hiçbirini kendime mal etmedim. Yapılanın hepsi milletin eseridir, dedim. Aranacak olursa doğrusu da budur. Mazide sayısız medeniyet kurmuş bir ırkın ve milletin çocukları olduğumuzu ispat etmek için, yapmamız gereken şeylerin hepsini yaptığımızı ileri süremeyiz. Bugüne ve yarına bırakılmış daha birçok büyük işimiz vardır. İlmî araştırmalar da bunlar arasındadır. Benim arkadaşlarıma tavsiyem şudur; şahsınız için değil fakat mensup olduğunuz millet için el birliği ile çalışalım. Çalışmaların en büyüğü budur.”3
Atatürk millî tarih gibi millî dili de millî kültürü oluşturan değer olarak kabul etmiş, devletin ve milletin devamlılığı ve gelişimi yönüyle önem vermiştir. Bu yüzden Atatürk Türk dilinin ihtiyaçlara cevap verebilecek bir işlerlik ve zenginlik kazanabilmesi için dil alanında çalışmalar yapmıştır. Atatürk, dil ve tarihin önemine ilişkin şöyle demiştir: “Millî bilincin ayakta kalabilmesi ve uyanık bulunması için dil ve tarih uğrunda çalışmaya mecburuz.”4

1. Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, C II, s. 204
2. Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, s. 92
3. A. Afet İnan, Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, s. 295 – 296
4. Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, s. 92 129

Atatürk’e göre Türk ulusunun onurlu, özgür bir biçimde yaşaması ancak tam bağımsızlık ilkesiyle mümkündür. Atatürk tam bağımsızlığı, siyasi, mali, ekonomik, adli, askerî, kültürel, kısaca her hususta bağımsızlık ve serbestlik olarak tanımlamaktadır. Yabancı bir devletin koruma ve desteğini kabul etmenin gerçek bir bağımsızlık olmadığını, bu şartlar altında bir ulusun esir yaşamasının yok olmasından daha kötü olduğunu belirtmiştir. O “Bağımsızlık ve hürriyet ilkesi uğrunda her türlü fedakârlığı, heran yapmaya hazırmilletlerdir ki devamlı olarak insanlığın hürmet ve saygısına layık bir topluluk olarak düşünülebilirler.” 1 sözüyle de bu düşüncesini dile getirmiştir.
Atatürk’e göre, güçlü bir devlet tam bağımsızlık ve millî egemenlik esasları üzerinde varlığını sürdürebilir. Millî egemenliği her şeyin üstünde gören Atatürk bunu “Kuvvetliyiz, ordularımız kuvvetlidir. Ordularımızı yaratan, ordularımızı vücuda getiren milletimiz kuvvetlidir. Bu milleti yaşatan bu vatan sonsuz, doğal zenginliklere ve verimliliğe sahiptir, kuvvetlidir. Fakat efendiler, bu kuvvetlerin üstünde bir kuvvetimizvardırkiodamillîegemenliğimiziidraketmişve onu doğrudan doğruya halkın eline vermiş, halkın elinden tutmuşvetutabileceğimizigerçektenispatetmişolmaktır.”2 sözleriyle ifade etmiştir.
Atatürk, çağdaşlaşmayı medeni dünyada devlet ve millet olarak varlığını sürdürebilmenin önemli bir aracı olarak görmüştür. Bunu gerçekleştirmenin yegâne şartının millî bir
kültür ile bu alanda verilecek eserler olduğuna inanmıştır. Bu yüzden, kültüre büyük önem vererek, yeni devletin kültürel temeller üzerine kurulduğunu belirtmiştir. O, millî kültürün geliştirilmesini tüm vatandaşlar için görev saymış ve millî kültürümüzü, çağdaş medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmamız gerektiğini belirtmiştir. Bu inançla kültürel değerlerimizi yabancı etkilerden arındırmayı görevbilmiştir. Bukonudakidüşüncelerinişusözlerleifadeetmiştir:”Birmillîeğitimprogramından bahsederken eski devrin hurafelerinden ve doğuştan mevcut özelliklerimizle hiç de ilgisi olmayan yabancı fikirlerden, Doğu’dan ve Batı’dan gelebilen bütün tesirlerden tamamen uzak, millî ve tarihî karakterimizle orantılı bir kültür kastediyorum. Çünkü millî dehamızın tam gelişmesi, ancak böyle bir kültür ile temin olunabilir. Gelişigüzel bir yabancı kültür, şimdiye kadar takip olunan yabancı kültürlerin yıkıcı neticelerini tekrar ettirebilir. Kültür, zeminle orantılıdır. Ozemin, milletin karakteridir.” 3 Atatürkbu anlayışlamillîkültürü geliştirmeyeyönelik millîdil, millîtarihvb. alanlardaçalışmalaryapılmasını teşviketmiştir. Onagöre,Türkmilletiköklüve şereflibirmillettir. Buözelliğiniyüzyıllardırkorumuşvebirkezdahagöstermiştir.Atatürkbukonuda milletimizin çok yetenekli olduğunu, Millî Mücadele de gösterdiği bilinç, kararlılık ve kahramanlıkla bunu ispat ettiğini söylemiştir. Milletine güvenen ve gönülden inanan Atatürk, Türk tarihi ile ilgili araştırmalardabulunmuşveedindiğibilgileri,milletineaktarmıştır.
Atatürk ünenbelirginözelliklerindenbiridemillîbirlikveberaberlikduygusudur.Bututku,onuMillî Mücadele ninönderiveyeniTürkDevleti ninkurucusuhâlinegetirmiştir.Atatürk,daimabirliktenkuvvet doğacağınainanmıştır. Buyüzdendehemenheryerde,milletinbirlikveberaberliğindensözetmiştir.
“Biryurdunen değerlivarlığı,yurttaşlararasındamillîbirlik,iyigeçinmeveçalışkanlıkduygu vekabiliyetlerinin olgunluğudur.Milletvarlığınıkorumakiçinbütünyurttaşlarıncanlarınıveher şeylerini derhâl ortaya koymaya karar vermiş olmaları; bir milletin en yenilmez silah ve korunmavasıtasıdır.Busebeple;Türkmilletininidaresindevekorunmasında,millîbirlik,millî duygu,millîkültüren yüksektegözdiktiğimizidealdir.”sözleriylebirlikveberaberliğinönemini belirtmiştir.
1. Atatürkün Söylev ve Demeçleri, CII, s. 270
2. Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, C II, s. 66
3. Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, C II, s. 19 – 20
4. Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, s. 205 13fl
5. Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, s. 217 I wU
Millî birlik ve beraberliğin sağlanmasında önemli bir unsur da vatanın bütünlüğüdür. Atatürk bu konuda “Vatanımız, Türk milletinin eski ve yüksek tarihi ve topraklarının derinliklerinde varlıklarını koruyan eserleri ile yaşadığı bugünkü siyasi sınırlarımız içindeki yurttur. Vatan hiçbirkayıtve şartaltındaayrılıkkabul etmez birkütledir.”5demiştir. Vatanın bütünlüğü için ulusal sınırlariçinde,herşeydenöncekendigücünedayanarakvarlığınıkorumak,hertürlüayrımcılığakarşı olmak ve ülkenin mutluluğuna çalışmak gerekir. Türkiye Cumhuriyeti ulusal sınırlar içinde millî duygularlayaşayanherkesin devletidir.

ataturk-ilke-ve-inkilaplarinin-dayandigi-ortak-ozellikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir