Atatürk ve Sanat

Atatürk ve Sanat
Atatürk, kültür ve sanat alanında yeniliklerin önünü açtı. Türkiye’de yüksek bir medeniyet düzeyine ulaşılmasını hedefleyen Atatürk, sanata verdiği önemle modern Türk sanatlarının öncüsü ve mimarı oldu. Atatürk 1927 yılında açmış olduğu resim ve heykel müzesi ve 1933 yılında açmış olduğu inkılap sergisi ile birlikte resim ve heykel sanatına vermiş olduğu önemi ortaya koymuştur.
Atatürk Osmanlı döneminden kalma Sanayiinefise’yi Güzel Sanatlar Akademisi hâline getirdi. Burada yetişen birçok sanatçıyı, kendilerini geliştirmeleri içinAvrupa’nın sanat merkezlerine gönderdi. Resim, heykel, mimarlık ve müzik alanlarından çok sayıda öğrenci Almanya, Avusturya ve Fransa gibi Avrupa ülkelerine gönderildi. Cemal Reşit Rey, Ulvi Cemal Erkin, Ahmet Adnan Saygun gibi müzisyenler ile İbrahim Çallı, Namık İsmail gibi ressamlar bunlardan bazılarıdır.

Ahmet Adnan Saygun (1907 – 1991)
Türk besteci, araştırmacı ve müzisyendir. İzmir’de doğdu. Müziğe olan ilgisi ilkokul yıllarında başladı. Eğitimine İzmirİttihatveTerakki İdadisinde devam etti. İlk musiki çalışmalarını İsmail Zühdü (nazariyat), Rosati (piyano) ve Tevfik Beylerin (piyano) yanında yaptıktan sonra 1928’de devlet tarafından Paris’e gönderildi. 1931’de Türkiye’ye döndü. O tarihten sonra müzik çalışmalarını devam ettirdi.Ahmet Adnan Saygun 1931’de Ankara ve İstanbul Konservatuvarlarında kompozisyon hocası olarak çalışmış ve birçok değerli sanatçıyı yurda nkazandırmıştır.
Ulvi Cemal Erkin (1906 – 1973)
Üst düzey bir bürokrat olan Mehmet Cemil Bey’in oğlu Ulvi Cemal, yedi yaşındayken İstanbul’da piyanist Adinolfi’den dersler alarak müziğe başlamış, bir yandan da öğrenimini Galatasaray Lisesi’nde sürdürmüştür. Yeteneğiyle sivrildiği için, 1925’te Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Paris’e gönderilmiştir. Beş yıllık öğrenimini Paris Konservatuvarı ile Ecole Normale’de başarıyla
tamamlayan bestecimiz Ulvi Cemal Erkin,1930’da yurda dönerek Musıki Muallim Mektebinde öğretmenliğe atanmıştır. Erkin, 1936’da Ankara Devlet Konservatuvarı’nın kurulması
üzerine bu kurumun piyano bölüm başkanlığını üstlenmiştir.
Cemal Reşit Rey (1904 – 1985)
Cumhuriyet tarihinin ilk kuşak bestecilerindendir. Müziğe küçük yaşta annesinden aldığı piyano dersleriyle başlamıştır. Daha sonraları İstanbul’a yerleşen aile II. Meşrutiyet’ten sonra, siyasi sebeplerden dolayı 1913’te Paris’e gitti. Dönemin kültür başkentinde müzik çalışmalarını devam ettirdi. I. Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine ailesiyle İsviçre’ye giden Cemal Reşit, Cenevre Konservatuvarı’nda eğitimini sürdürmüştür. 1923’te 19 yaşında Türkiye’ye dönerek Darülelhan’da henüz açılmış Klasik Batı Müziği bölümünün aynı zamanda genç Türkiye Cumhuriyeti’nde klasik batı müziğinin kurucuları arasında yer almıştır. Rey, Onuncu Yıl Marşı’nın da bestecisidir.

ataturk-ve-sanat

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir