Fotosentez Nasıl Bulunmuştur?

Fotosentez Nasıl Bulunmuştur?

Fotosentezin aydınlatılma süreci bilim insanlarının bitkilerin nasıl beslen­diklerini merak etmeleriyle başlamıştır. Örneğin eski Yunan uygarlığının ünlü filozofu Aristoteles (MÖ 384-MÖ 322) bitkilerin besin maddelerini kökleri aracılığıyla topraktan aldıkları Sarıçam Escort görüşündeydi. Aristoteles’in görüşü 17. yüzyıl­da Belçikalı bilim insanı Jan Baptist van Helmont (Cen Baptist ven Helmant 1580-1644) tarafından yapılan bir deney sonucunda reddedilmiştir. Hel-mont bir söğüt fidanını içinde toprak bulunan bir saksıya dikmiş ve bitkiyi 5 yıl boyunca sadece sulamıştır. 5 yılın sonunda söğüt ağacının ağırlığı 74,4 kg artarken toprağın ağırlığında Sarıçam Eskort sadece 50 g azalma olmuştur. Bunun üzerine araştırmacı bitkiyi yalnızca suyun beslediği sonucuna varmıştır. Bu yorum hatalı olmakla birlikte, bu tür hataların yapılması bilimin doğasına uygundur. Çünkü bilim daha önceki bilgilerin Adana Sarıçam Escort eleştirilmesi ve geliştirilmesi sayesinde ilerler.

İngiliz bilim insanı Joseph Priestley (Cozıf Prizley, 1733-1804) bitkilerin kirlenmiş havayı temizlediğini bulmuştur. Priestley hava geçirmeyen cam fanusta tutulan farenin kısa bir süre sonra öldüğünü, fakat fanus içine nane bitkisi konulduğu takdirde farenin Sarıçam Escort Kızlar yaşamaya devam ettiğini gözlemiştir (Şekil 1.6). Araştırmacı bunun üzerine bitkilerin havaya bir şey eklediğini ve havayı temiz tuttuğunu ileri sürmüştür. Günümüzde fotosentez hakkındaki bilgilerimizle Priestley’in deneyini “bitkilerin havaya oksijen verdiği” şeklinde yorumlarız. Ancak o tarihte oksijen henüz keşfedilmemişti. Priestley her ne kadar ileriki yıllarda oksijeni bulduysa da bitkilerle oksijen arasındaki bağ­lantıyı fark edememiştir. Yine de Priestley’in ulaştığı sonuçlar fotosentezin aydınlatılmasında anahtar ipucu niteliğindedir ve kendinden sonra gelen bilim insanlarına ışık tutmuştur.

Hollandalı bir doktor olan Jan Ingenhousz (Yan İnginhus,1730-1799), Priestley’in ulaştığı bilgileri doğrulamış ve biraz daha geliştirmiştir. Ingen-housz, havanın, bitkinin yeşil kısımları tarafından ve yalnızca güneş ışığı var­lığında temizlenebildiğini göstermiştir. Böylece Sarıçam Escort Bayanlar bitkinin yalnızca yeşil kısım­larının fotosentez yapabildiği ve bunun için güneş ışığının gerekli olduğu anlaşılmıştır.

Fotosentez hakkındaki bilgiler teknolojideki ilerlemelerin ve yeni araştır­maların ışığında sürekli gelişme göstermiştir. Böylece 19. yüzyılın başlarında belirli ölçüde anlaşılır hâle gelmiş olan fotosentez aşağıdaki kimyasal eşitlikle özetlenmiştir:

6CO2 + 12H2O + ışık enerjisi

Bu eşitliğe göre fotosentezde su molekülü ve karbon atomundan kar­bonhidrat sentezlenmekte ve bu sırada atmosfere oksijen verilmektedir. Fo­tosentez sırasında 12 mol su tüketilirken 6 mol su yeniden üretilmektedir. Bu durumda eşitliği aşağıdaki gibi sadeleştirebiliriz:

nCO2 + nH2O + ışık enerjisi

(CH2O)n + nO2

Uzunca bir süre fotosentez sırasında oluşan oksijenin karbondioksitten geldiği düşünülmüştür. Bu hipotez 1930 yılında Stanford Üniversitesinden Cornelis Bernardus Van Niel (Kornalis Börnardis Ven Niyıl, 1897-1985) ta­rafından çürütülmüştür. Niel, fotosentezde su yerine hidrojen sülfür (H2S) kullanan bakterilerin yan ürün olarak kükürt açığa çıkardığını göstermiştir. Böylece Niel, fotosentez sırasında açığa çıkan oksijenin karbondioksitten de­ğil, sudan geldiğini öne sürmüştür. Bakterilerin yaptığı fotosentez aşağıdaki eşitlikle gösterilmiştir:

nCO2 + 2nH2S + ışık enerjisi                    >- (CH2O)n + 2nS + (H2O)n

Niel’in hipotezi 1937’de Robert Hill (Rabırt Hiyıl, 1899-1991) tarafından ağır oksijen izotopu kullanılarak kanıtlanmıştır. Hill, bitkiye normal karbondi­oksit ve ağır oksijen içeren su verildiğinde ağır izotopun moleküler oksijen olarak açığa çıktığını göstermiştir. Böylece fotosentezde üretilen oksijenin sudan geldiği anlaşılmıştır.

nCO2 + nH218O + ışık enerjisi                    > (CH2O)n + n18O2

Fotosentez sırasında ortaya çıkan oksijen gazı suyun oksijen atomların­dan oluşmaktadır. Suyun hidrojen atomları, sentezlenen glikozun ve açığa çıkan suyun yapısına girmektedir. Fotosentezde kullanılan karbondioksitin karbon ve oksijen atomu ise glikozun yapısına girmektedir. Fotosentezde C, O ve H atomlarının dağılımı aşağıdaki gibidir:

6 CO2 + 12 H2O

C6H12O6 + 6H2O + 6O2

Oldukça karmaşık bir süreç olan fotosentezin ayrıntıları günümüzde hâ­len tam olarak anlaşılabilmiş değildir. Bu konuda yapılan araştırmalar tekno­lojik gelişmelerin de ışığında büyük bir hızla devam etmektedir.

fotosentezin_bulunusu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir