Hayvanlarda Dolaşım Sistemi Hakkında Kısa Bilgi

Hayvanlarda Dolaşım Sistemi Hakkında Kısa Bilgi

DOLAŞIM SİSTEMİ

Canlıların aldığı besin ve oksijenin dokulara, dokularda oluşan karbon dioksit ve diğer metabolizma artıklarının da boşaltım organlarına taşınması gerekir. Bu taşıma gelişmiş canlılarda dolaşım sistemi ile sağlanır. Ancak bütün canlılar dolaşım sistemine sahip değildir. Örneğin amip, öglena gibi basit yapılı canlılarda, gaz ve besin alış verişi doğrudan hücre zarı ile yapılır. Çok hücrelilerden sünger ve sölenterlerde de dolaşım sistemi yoktur. Bu canlılarda solunum ve boşaltım dış çevreyle temas hâlindeki hücrelerden difüzyonla olur. Yassı solucanlarda solunum difüzyonla gerçekleşirken besin tüm vücuda yayılmış olan bağırsaklarla taşınır.
Basit yapılı canlılarda madde taşınmasını sağlayan difüzyon olayı, gelişmiş yapıya sahip canlılarda ihtiyacın karşılanması için yeterli değildir. Çünkü milyarlarca hücreden oluşan organizmada vücudun iç kısmında yer alan hücre ve dokular dış ortamdan doğrudan madde alış verişi yapamaz. Besin maddelerinin ve oksijenin bütün hücrelere ulaştırılmasında, atıkların hücrelerden uzaklaştırılmasında difüzyon olayı yetersiz kalır. Örneğin sindirim kanalından emilen glikoz 100 mikrometre mesafeye difüzyonla 1 saniyede; aynı miktar glikoz 1 mm mesafeye 100 saniyede; 1 cm mesafeye ise yaklaşık 3 saatte ulaşır. Verdiğimiz örnekte de görüldüğü gibi maddeler uzun mesafelere difüzyonla daha kısa zamanda ve yeterli miktarda taşınamadığı için bu sorun gelişmiş canlılarda dolaşım sistemi sayesinde çözülmüştür.
elişmiş canlılarda dolaşım sistemi, madde taşınmasından başka vücut sıcaklığının düzenlenmesinde, bağışıklıkta ve hormonal düzenlemede de görev alır.
Hayvanlarda açık dolaşım ve kapalı dolaşım olmak üzere iki çeşit dolaşım sistemi görülür:
1. Açık Dolaşım
Omurgasızlardan yumuşakçalarda, eklem bacaklılarda ve derisi dikenlilerde açık dolaşım sistemi görülür. Vücut sıvıları hemolenf olarak adlandırılır. Bu canlılarda kan ve doku sıvısı şeklinde ayrım yoktur. Açık dolaşım sistemi bir veya birkaç odacıklı kalp ve kısa damarlardan meydana gelir (Şekil 1.3.1).acik-dolasimsistemi

Bu dolaşım sistemine sahip olan canlılarda kılcal damar bulunmaz. Hemolenf, kalbin çalışmasıyla atardamarlardan dokular arasındaki boşluklara (sinüs) dağılır ve madde alış verişi yapıldıktan sonra kalbe geri döner. Bu nedenle açık dolaşımda taşıma hızı düşüktür.
Eklem bacaklılardan çekirgenin sırt tarafında yedi bölmeli geniş bir damar bulunur (Şekil 1.3.2). Hemolenf, kalp görevi üstlenen bu damar kasıldığında atardamarlara, oradan da sinüs adı verilen vücut boşluklarına pompalanır. Kalp görevi yapan damarlar gevşediğinde ise vücut boşluğundaki hemolenf bu damarın yanlarında bulunan deliklerden damar içine geri döner. Ayrıca çekirgede damar bölmelerini çevreleyen kasların kasılması ve sinüslerin sıkışmasını sağlayan vücut hareketleri de hemolenf dolaşımına yardımcı olur. Bu canlılarda hemolenf, besin maddelerini organları çevreleyen birbiriyle bağlantılı vücut boşluklarına taşır. Burada hemolenf ile vücut hücreleri arasında madde alış verişi gerçekleşir.

Vücut boşluğunda bulunan atık ürünler de yine hemolenf aracılığıyla hücrelerden uzaklaştırılır.cekişrgede-acik-dolasim-sistemi
2. Kapalı Dolaşım
Mürekkep balığı ve halkalı solucanlar gibi bazı omurgasızlarda ve omurgalıların tamamında kapalı dolaşım sistemi görülür. Kapalı dolaşımda kan damar sistemi içinde dolaşır. Dokular ile kan arasındaki madde alış verişi atardamarlar ve toplardamarlar arasında bulunan kılcal damarlarla gerçekleşir (Şekil 1.3.3). kapali-dolasim-sistemiKapalı dolaşımda kan akış hızı açık dolaşıma göre daha fazladır.
Halkalı solucanlarda biri sırtta, ikisi karında olan üç ana damar bulunur (Şekil 1.3.4). Bu damarlar, çeşitli organlara kanı taşıyan kılcal damarlara ayrılır. Sırt damarı, kanı peristaltik hareketlerle öne doğru pompalayan ana kalp olarak görev yapar. Solucanın baş tarafına yakın yerde bulunan beş çift damar ise sırt ve karın damarlarını birbirine bağlar. Bu damarlar, kanı karın bölgesine gönderen yardımcı kalpler olarak işlev görür (Şekil 1.3.4). Bu damarların kasılmasıyla kan, karın damarlarına geçer. Buradan kılcallarla bağırsak, deri ve diğer organlara taşınır. Bu sırada kanla doku sıvısı arasında, doku sıvısı ile hücreler arasında madde alış verişi olur. Madde alış verişinden sonra da kan, toplardamarlarla kalbe geri gelir. Şekil 1.3.4’te örnek olarak verilen solucanda olduğu gibi bazı canlılarda deri solunumu görülür. Bu solunumda, gaz alış verişi deri altındaki kılcallarla ve vücut yüzeyini kaplayan nemli deri aracılığıyla sağlanır.halkali-solucanda-kapali-dolasim-sistemi

Omurgalılardan balıklarda kalp, kulakçık ve karıncık olmak üzere iki odacıklıdır (Şekil 1.3.5). Vücutta oksijence fakirleşen kan, toplardamarla kalbin kulakçığına gelir. Buradan karıncığa geçen kan, oksijence zenginleştirilmek üzere atardamarla solungaçlara gider. Kan, solungaçlardan kalbe geri gelmeden bütün vücuda dağılır. Bu nedenle kalpte her zaman oksijence fakir kan bulunur.baliklarda-kalbin-yapisi-kan-dolasimi

Kurbağalarda kalp, iki kulakçık ve bir karıncık olmak üzere üç odacıklıdır. (Şekil 1.3.6). Vücutta oksijence fakirleşen kan, ana toplardamarla sağ kulakçığa gelir. Buradan karıncığa geçer. Akciğerlerden oksijence zenginleşerek sol kulakçığa gelen kan da karıncığa geçer. Karıncık tek olduğu için oksijence fakir ve oksijence zengin kan burada birbirine karışır. Karıncıktaki karışık kan aynı anda atardamarlarla vücuda ve akciğerlere gönderilir. Bu sebeple kurbağaların vücutlarında karışık kan dolaşır. Vücutlarında karışık kan dolaşan canlıların vücut sıcaklığı çevrenin sıcaklığına bağlı olarak değişir. Çünkü hücrelere yeterli oksijen taşınamadığı için vücut sıcaklıklarını sabit tutacak ısı üretile-mez. Ayrıca vücut sıcaklığını sabit tutacak düzenleyici metabolizmaları da yoktur. Bu canlılara soğukkanlı (değişken sıcaklıklı) canlılar denir.
Kurbağaların kalplerinde oksijence zengin ve oksijence fakir kan karıştığı ve dokulara yeterli oksijen taşınmadığı için kurbağalarda deri solunumu da yapılır.kurbagalarda-kalbin-yapisi-kan-dolasimi

Sürüngenlerde de dolaşım sistemi kurbağalara benzer. Bu canlılarda kalp, iki kulakçık ve yarım perdeyle bölünmüş bir karıncık olmak üzere üç odacıklıdır. Kulakçıklardan karıncığa geçen oksijence fakir ve oksijence zengin kan, yarım perdeli karıncık sayesinde kısmen karışır. Vücutlarında yine karışık kan dolaştığı için sürüngenler de soğukkanlı canlılardır.
Kuş ve memelilerin kalpleri, iki kulakçık ve iki karıncık olmak üzere I dört odacıklıdır (Şekil 1.3.7). Bu nedenle akciğerlerden kalbe gelen oksijence zengin kanla vücudu dolaşarak kalbe gelen oksijence fakir kan birbirine karışmaz. Bu canlılar hücrelerine yeterli O2 taşıdığı için metabolizmalarında ürettikleri ısı ve sıcaklık düzenleyici mekanizmaları sayesinde vücutlarını belirli bir sıcaklıkta tutabilir. Bunlara sıcakkanlı (sabit sıcaklıklı) canlılar denir.memelilerde-kalbin-yapisi-kan-dolasimi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir