Hint Dinleri

Hint Dinleri
Hinduizm, Hintlilerin, inanç ve geleneklerini ifade eder. Hinduizm dinine bazı kaynaklarda Brahmanizm de denilmiştir. Bu dinin tespit edilmiş bir kurucusu yoktur.
Hindistan nüfusunun % 80’i Hindu’dur. Pakistan, Bangladeş, Nepal, Endonezya’nın yanı sıra Fiji, Malezya, Singapur, Sri Lanka ve birkaç Afrika ülkesinde de Hindular yaşamaktadır.
Hinduizmin temelinde Brahma (Mutlak Varlık) inancı yatmaktadır. Hinduların tanrı inancında üçleme (teslis)nin varlığı dikkat çeker. Bu üçleme içinde Brahma, yaratıcı; Vişnu, koruyucu; Şiva ise yok edici tanrıdır. Himalaya Dağları ve Ganj Nehri kutsal yerler olarak kabul edilir.
Hinduizmde kutsal bilgilerin tamamını içine alan Veda’lar vardır. Veda’larda ilahiler, dualar, hayat kuralları, tılsım ve büyü ile ilgili konular yer alır. Veda’ların, bilge kişilerin kalplerine doğduğuna inanılır.
Hinduizmde ibadet, tapınakların olduğu her yerde yapılabilir. Çünkü her yerde tapınak vardır ve Tanrı, nerede olursa olsun yapılan bütün ibadetleri görür. İbadetlerin belli bir şekli yoktur. Hindularda “om” ortak ibadet sembolüdür. “Om”, Veda’lar okunmadan, yemekten ya da herhangi bir işe başlamadan önce söylenir.
Hinduizmde halk çeşitli sınıflara ayrılır. Bu sınıfların her birine kast, bu sisteme ise kast sistemi denir. Kast, aynı işle meşgul olan, görev ve gelenekleriyle birbirine sımsıkı bağlanan insanların meydana getirdiği birlik anlamına gelir. Kişi kendi isteği doğrultusunda kast seçemez. Bu, doğuştan getirilen bir özelliktir. Kast sistemi Hinduizmin inançlarından kaynaklanır.
Hinduizmde inek; bütün varlıkların anası sayıldığı için kutsal kabul edilir. İnek eti yenilmesi yasaktır.
Hindular, ruhun ölmezliğine inandıkları için ölülerini gömmezler. Cesetleri yakarak küllerini Ganj Nehri’ne atarlar.
Hinduizmde önemli bazı dinî kavramlar vardır:
Yoga: İnsanın beden, zihin ve manevi gücünü bir araya getiren egzersizdir.
Meditasyon: Yoga uygulamalarından biri olan meditasyon, zihni olumsuz düşüncelerden arındırma ve rahatlama yöntemidir.
Karma: Bir sebep sonuç kanunudur. Bu nedenle insan geçmişte ne yapmışsa gelecekte de onu görecektir. İyilik yapan iyilik, kötülük yapan da kötülükle karşılaşacaktır.
Reenkarnasyon (Ruh göçü/Tenasüh): Ruhun bir bedenden başka bir bedene geçmesidir. Tenasüh, karma doktrinin bir sonucudur. İnsan önceki hayatta yaptıklarına göre, hayvan, bitki, insan veya tanrı şeklinde tekrar doğar.

hinduizm-sembolu

hinduizmda-koruyucu-tanri-visnu
Budizm, MÖ VI. yüzyılda Hindistan’da ortaya çıkmıştır. Hindistan, Çin, Mançurya, Moğolistan, Seylan, Burma, Tayland, Kore, Japonya gibi Güney Asya ve Uzak Doğu ülkelerinin yanı sıra Avrupa ve Kuzey Amerika’da bu dine inanan insanlar vardır.
Budizmin kurucusu olarak kabul edilen Buda (Gotama), MÖ 563-483 yılları arasında yaşamış bir filozoftur. Kendisine, ilham geldiğine inanıldığından “aydınlanmış” anlamında “Buda” ismi sonradan verilmiştir. Buda, yaşadığı sürece kendisinin bir tanrı olmadığını ısrarla vurgulamış, sadece doğru bildiklerini etkili konuşmalarıyla insanlara aktarmıştır. Hayatının belli bir aşamasından sonra hem babasının saray hayatını hem de Hinduizmin şekilciliğini beğenmeyerek yaşadığı toplumdan ayrılıp yalnız hayat sürmüştür. Buda’nın öğretilerinde tapılacak üstün bir varlık düşüncesi yoktur.
Budizmde inancın temelini “Buda’ya sığınırım, Dhamma’ya sığınırım ve Sangha’ya sığınırım.” cümleleri oluşturur. Budizmin yaratıcı tanrı konusundaki tutumu sürekli tartışılagelmiştir. Çünkü Buda’nın yaratıcı hakkında ne söylediği açık değildir.
Buda, öğretilerini insanlara vaazlarıyla sözlü bir şekilde iletmiş, kutsal bir kitap bırakmamıştır. Ancak Buda’nın sözleri daha sonra yazılmıştır. Bu şekilde oluşan Budizm kutsal metinlerine, “üç sepet” anlamına gelen Tripitaka adı verilmiştir.
Budistler, tapınaklara giderek Buda’nın heykeline saygı gösterir, ona çiçek ve tütsü sunar. Kendi evlerinde de bir köşede korudukları Buda heykeline saygıda bulunarak ibadet ederler. Buda’nın doğduğu, öldüğü, ilk vaaz verdiği, aydınlandığı yer (incir ağacının altı) ve onun heykelleri Budistlerce kutsal kabul edilir ve bunlara saygı duyulur.
Budizmde karma-tenasüh (ruh göçü) inancı, bedenin ve arzuların ihtiraslarından kurtulmayı ifade eder. Nirvana ise defalarca dünyaya gelme döngüsünden kurtulmaktır. Budizmin temel hedefi insanı tek kurtuluş ve mutluluk noktası olarak görülen nirvanaya eriştirmektir.

buda-heykeli

Caynizm, Budizm gibi MÖ VI. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Kurucusu, soylu bir aileden gelen Vardhamana’dır. Vardhamana, Hindu ayinlerinin şekilciliğine, din adamlarının (Brahmanlar) otoritesine ve kast sistemine karşı çıkmıştır. Daha sonra, evini ve ailesini terk edip insanlardan ayrı yaşamaya başlayan Vardhamana, kendisinin tenasüh çemberinden kurtulduğunu ileri sürmüştür. Vardhamana, ruh göçü çemberinden kurtulmayı başardığı için “muzaffer” anlamında “Cina” lakabını almıştır. Onun bu lakabı, daha sonra kurduğu dine isim olmuş ve bu din, Caynizm olarak adlandırılmıştır.

Caynizm, Budizm gibi yaratıcı bir tanrı fikrini kabul etmez. Âlemin ebedîliğine inanan Caynistler, tanrı yerine “Tirthankara” denilen kutsal varlıklara tapınırlar. Öldürmemek, yalan söylememek, çalmamak ve asgari bir mal ile yetinmek onların en önemli ahlaki prensipleridir.

caynizmin-sembolu
Sihizm, MS XVI. yüzyılda Hindistan’da kurulmuştur. Kurucusunun adı Guru Nanak’tır. Buda ve Vardhamana gibi Hinduizmin yozlaşmasından memnun olmayan Nanak, Hinduizmin tanrı anlayışına, kast sistemine ve din adamlarının otoritesine karşı çıkmıştır. Nanak, daha sonra İslam’la karşılaşmış ve ondan aldığı tevhit gibi bazı prensipleri Hindu inançlarıyla karıştırarak yeni bir din kurmuştur. Taraftarlarına “Sih”, kurulan yeni dine de “Sihizm” adı verilmiştir. Sihler, özel giysileriyle dikkat çekerler.

Dinî faaliyetlerinin merkezi Amritsar’daki Altın Mabet (Hariman)’tir. Mabette sembol olarak Adi-Granth ve bir kılıç bulunur. Günümüzde, Sihlerin büyük çoğunluğu Hindistan’ın Pencap bölgesinde yaşamaktadır.
Sihler, tek Tanrı’ya, Adi-Granth adlı kutsal kitaba, bir kimsenin davranışlarının gelecek hayattaki hâline tesir edeceğine (karma) ve ruh göçüne (tenasüh) inanırlar. Sihler, Hindular gibi ölülerini yakarlar. İneğe saygı inancını devam ettirirler; fakat genelde et yediklerinden Hindulardan ayrılırlar. Sigara kullanmaz ve şarap içmezler.

sihizmin-sembolu

altin-mabet

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir