İbadetin İlkeleri ve Kapsamı

İbadetin İlkeleri ve Kapsamı
Bütün ibadetlerde uyulması gereken birtakım ortak ilkeler vardır. Bu ilkelere dikkat edilerek yapılan ibadetler amacına uygun bir şekilde yapılmış olur. Aksi taktirde yapılan ibadetten amacına uygun bir sonuç elde edilemez. Bu ilkelerin başında isteklilik, samimiyet, gösterişten uzak olma, kolaylık ve güç yetirebilirlik gelir.
İsteklilik
İnsanın en önemli özelliklerden biri irade sahibi olmasıdır. İnsan, iradesi sayesinde doğru olanı seçer ve seçimi doğrultusunda davranışlarına yön verir. İsteyerek yapılan davranışların başında ibadetler gelir. Bu nedenle insan Allah’a gönülden ve isteyerek ibadet etmelidir.
İbadet eden kişi, Allah’ın emirlerini yerine getirmiş ve verdiği nimetlerden dolayı ona şükretmiş olur. Bütün bunları isteyerek ve samimi duygularla yapan kişi ancak amacına ulaşır. Kur’an-ı Kerim’de bu durum şöyle ifade edilir: “…Allah’a, (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Muhakkak ki iyilik edenlere Allah’ın rahmeti çok yakındır.”1 Diğer taraftan çıkar ve gösteriş amacıyla isteksizce ibadet eden kişiler ise kınanmıştır. Nisâ suresinin 142. ayetinde bu durum şöyle dile getirilmiştir: “Münafıklar Allah’ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların hilelerini ve oyunlarını bozar. Namaza kalktıkları zaman, isteksizce kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar ve Allah’ı çok az anarlar.”
Samimiyet
İbadetlerde sadece istekli olmak yeterli değildir. Aynı zamanda samimi olmak gerekir. Samimiyet ilkesi, ibadetleri içtenlikle ve canı gönülden yapmayı gerektirir. İbadetlerde samimiyet Kur’an-ı Kerim’de “ihlas” kelimesiyle ifade edilir. “Biz sana kitabı gerçeğin ta kendisi olarak indirdik. O hâlde sen de ihlasla yalnız Allah’a ibadet et!”2
1 A’râf suresi, 56. ayet.
2 Zümer suresi, 2. ayet.
Samimiyet yalnızca Allah’a ibadet etmeyi gerektirir. Ayrıca Allah’ın rızasını gözeterek ibadet etmek de samimiyet ilkesinin bir gereğidir.

Kurban ibadetinde olduğu gibi, ancak sa­mimi niyetler Allah’a ulaşır. Çünkü sırf Allah’ın rızasını kazanmak için samimi duygularla kurban kesen kişi, Allah’a bağlılığını ortaya koyar. Böylece ona yakın olmanın mutluluğunu yaşar. Kur’an-ı Kerim’de bu durum şöyle belirtilmiştir: “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat Allah’ın emirlerine samimi bağlılığınız ona ulaşır….”1
İbadetlerimizin kabulü samimiyetimize bağlıdır. İnsan samimiyetle ibadet ettiği zaman dünya sıkıntılarından uzaklaşır ve kendini Allah’a daha yakın hisseder. Allah da böyle kimseleri sever ve mükâfatını artırır. Peygamberimiz (s.a.v.) bu konuda şöyle buyurur: “Sizden biriniz Allah’a kulluktaki samimiyetini güzelleştirirse yaptığı her iyilik onun için on katından yedi yüz katına kadar çoğaltılarak yazılır…”2

İbadet
Küçük bir tebessüm, içten bir selam, Dosta hatır soran, bir iki kelam, Kısaca diyor ki insana İslam, İhlasla yaptığın, her şey ibadet.İbadetin özünü kişinin samimiyeti oluş­turur.

Dinimiz zekât verecek kişinin, bu sorumluluğunu gösterişten uzak, gurur ve kibire kapılmadan yerine getirmesini istemiştir. Bu nedenle zekâtın gizlice verilmesini öğütlemiştir. Kur’an-ı Kerim’de konuyla ilgili olarak şöyle buyrulmaktadır: “Eğer sadakaları (zekât ve benzeri hayırları) açıktan verirseniz ne güzel! Eğer onu fakirlere gizlice verirseniz, işte bu sizin için daha hayırlıdır. Allah da bu sebeple sizin günahlarınızı örter. Allah, yapmakta olduklarınızı bilir.”1
İbadetlerimizde ve diğer davranışlarımızda herhangi bir gösteriş ve çıkar beklentisi içinde olmamalıyız. Allah emrettiği için ibadet etmeliyiz. Onun rızasını ve hoşnutluğunu kazanmaya çalışmalıyız.

Kolaylık ve güç yetirilebilirlik
Yüce Allah, kullarına karşı son derece merhametlidir. Bu nedenle insanlara güçleri oranında sorumluluk yüklemiştir. Onların yapamayacağı ve güç yetiremeyeceği emir ve yasaklar koymamıştır. Bu durum Bakara suresinin 286. ayetinde şöyle ifade edilmiştir: “Allah, kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez…” Bu açıdan bakıldığında Kur’an’da insan gücünü ve doğasını zorlayıcı yükümlülüklere rastlamak mümkün değildir. Bu durum, “…Din hususunda sizin üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi .”2 ayetiyle dile getirilmiştir.
Dinimizde yerine getirilmesi istenilen ibadetler vardır. Bu ibadetlerin yerine getirilmesinde pek çok kolaylık sağlanmıştır. Örneğin; abdest alması gereken bir kişi, su bulamazsa teyemmüm alır. Ayakta duramayanlar namazlarım oturarak kılabilirler. Ramazan ayında yolculuk yapanlar, yolculukları süresince oruç tutmayabilirler. Zengin olup da özrü nedeniyle hacca gidemeyenler başka birini kendi yerine hacca gönderebilir. İbadetlerde bunlara benzer daha birçok kolaylık vardır. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de bu durumu şöyle dile getirmiştir: “…Allah sizin için kolaylık ister zorluk istemez…”3 Peygamberimiz de, “Kolaylaştırınız zorlaştırmayınız, müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz.”4 sözüyle dinin özünde hiçbir zorluğun olmadığını bildirmiştir.
1 Bakara suresi, 271. ayet.
2 Hac suresi, 78. ayet.
3 Bakara suresi, 185. ayet.
4 Buharî, İlim, 11.
Allah rızası için insanın kendisine ve çevresine yararlı olmak amacıyla yaptığı her güzel iş ve davranış ibadettir. Örneğin, helal kazanç elde etmek için çalışmak, yardımlaşmak, selamlaşmak, insanlara güleryüz göstermek gibi davranışlar İslam dininde ibadet olarak kabul edilir.

ibadetin-ilkeleri

islam-dini-kolaylik-dinidir

ibadetler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir