İnsanın Yaratılış Amacı

İnsanın Yaratılış Amacı

Allah insanı yoktan yaratmıştır. Însanın yaratılışının belirli bir amacı vardır. Allah insanları kendisine kulluk etmeleri için yaratmıştır. Her insan dünyada kaderinde belirlenmiş olan süre kadar kalacak ve bu süre bitip öldükten sonra da yeniden diriltilecektir. Her insan ahiret gününde, dünyada yaptıklarından sorguya çekilecektir.

Îslam dini, insanın fıtratına uygun bir yaşam sunmuştur. Bu yaşamda, hem dünya hem de ahiret hayatında uyumlu bir denge gözetilmiştir. Însanoğlu için iki dünya vardır. Biri insanın doğumla başlayan ve ölümle son bulan ‘dünya hayatı’, diğeri ise, ölümle başlayan ve sonsuza dek devam edecek olan ahiret hayatıdır. Dünya hayatının nasıl bir hayat olduğunu, bizleri yaratan Yüce Rabb’imiz Kur’an-ı Kerimde şöyle bildirmektedir: “Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda övünme ve daha çok mal ve evlat edinme isteğinden ibarettir.” (Hadid suresi, 20. ayet.) Burada dünya hayatından Ankara escort bayan kaçınmak değil; dünya hayatına aldanmamaktan bahsedilir. Dolayısıyla yaşam sadece dünya hayatından ibaret olmadığı gibi, bu hayatın son bulduğu ölüm de bir yok oluş değildir; yeni ve ebedi olan ahiret hayatının başlangıcıdır.

Dünya hayatı geçicidir ve insanlar, imtihan için yaratılmıştır. Herkesin davranışlarının adaletli bir şekilde karşılığını görmesi ve hiç kimsenin hiçbir haksızlığa uğratılmayacağı adil bir mahkemenin, adalet ortamının gerçekliği kaçınılmazdır. Aksi takdirde, yeryüzündeki haksızlıklar ve zulümler, yapanın yanında kâr kalır, bu da Allah’ın adaletine aykırıdır. Îşte bu sebeple, herkesin yaptıklarının hesabını vereceği bir ikinci hayat yani ahiret hayatı zorunludur.
Kur’an insanları, dünyanın ve ahiretin güzelliklerine talip olmaya davet etmektedir. Ahiret, insanların dünyadaki, davranışlarının sonucu olduğuna göre, Kur’an’ın gösterdiği hedefe ulaşmak, ancak dünyada onun prensiplerine uymakla gerçekleştirilebilir. Ahirete iman, insana, sonsuzluğu kazanmak için büyük bir aksiyon ruhu, yaptıklarının sorumluluğunu taşıma şuuru ve ilahi adalete güvenme duygusu verir. Ahiret hayatına inanmak insanı, dünya hayatının güzelliklerinden mahrum bırakmaz. Yeter ki insan, dünya hayatına aldanarak Allah’ı ve ahlaki sorumluluklarını unutmasın.

Însan aklı ve iradesiyle, sorumlu bir varlık olarak yaratılmıştır. Însanın, Allah’a, topluma ve kendisine karşı görev ve sorumlulukları vardır. Însanın Allah katındaki değeri, taşıdığı sorumluluğun gereklerine uygun davranması, güzel iş ve davranışlar sergilemesine bağlıdır. Sorumluluk duygusu, iman ve ahlak değerlerinden kuvvet alır. Bu değerlere yabancılaşanlar, hem iç dünyalarında hem de içinde yaşadıkları dünyada sorumluluktan ziyade sorunlu olmaya adaydırlar. Bu değerlerin ihmali, toplum hayatında birçok buhranın ortaya çıkmasına, ahlak ve hukuk anlayışının zayıflamasına ve milli değerlerin erozyona uğramasına neden olur.

Hayatın boş, anlamsız ve sorumluluktan uzak oluşu inancı, insanları büyük bir bunalıma ve boşluğa sürüklemektedir. Bu durumda insan, hayatı çok anlamsız ve gereksiz görmekte, bu ise bireyleri büyük bir manevi çöküntüye götürmektedir. Ölümle birlikte yok olup gideceğini düşünen bir insan için dünyadaki hiçbir şeyin bir anlamı kalmaz. Dostlukların, sevginin, yaptığı iyiliklerin, yaşadıklarının hiçbir karşılığı ve devamı olmayacağını zanneden bir insana hiçbir güzellik zevk vermeyecektir. Ayrıca insanların işledikleri kötü davranışlardan sorumlu tutulmayacağı iddiası, birçok olumsuz davranışın yapılmasına olanak tanıyacaktır.Yalan söylemekten, ikiyüzlü davranmaktan, dedikodu yapmaktan, haksız kazanç sağlamaktan, acımasızlıktan ve hırsızlıktan sakınmayacak hale geleceklerdir. Böyle yanlış bir düşünceye kapılmış olan insanların sayıca arttığı toplumlarda ise düzenden ve istikrardan söz etmenin mümkün olmayacağı açıktır.
Allah’ın en şerefli varlığı sıfatıyla yaratılan insanoğlu, amaçsız bir şekilde yeryüzüne gönderilmemiştir. Belirli sorumlulukları ile, Yüce Yaratıcı’ya ve çevresine karşı yaratılış amaçlarına uygun bir şekilde davranışlar sergilemelidir. Dünya hayatının amaçsız olmadığını bilip, hayatını güzel ahlak ilkeleri doğrultusunda yaşamaya çalışmalıdır.

yaratilis