İşitme Duyusu Hakkında Kısa Bilgi

İşitme Duyusu Hakkında Kısa Bilgi

Kulak, işitme ve dengeyi sağlar. Kulağın yapısı dış kulak, orta kulak ve iç kulak olmak üzere üç kısımdan oluşur (Şekil 1.6.23).
a. Dış Kulak
Dış kulakta kulak kepçesi ve kulak kepçesini orta kulağa bağlayan kulak yolu bulunur.
Kulak kepçesi çevreden gelen ses dalgalarını toplar. Kulak yolu ise kulak kepçesinin topladığı ses dalgalarını kulak zarına iletir. Kulak yolunda kulak kiri salgılayan bezler bulunur. Kulak kiri kulağa giren maddeleri tutar. Kulak yolunun sonunda orta kulak ile dış kulağı birbirinden ayıran kulak zarı yer alır.
b. Orta Kulak
Orta kulak, kulak zarı ile başlayan ve içi hava ile dolu olan odacıktır. Burada birbiriyle eklem yapmış çekiç, örs ve üzengi kemikleri yer alır. Ses dalgalarının kulak zarında oluşturduğu titreşimler sırası ile çekiç, örs ve üzengi kemiklerinden geçerek oval pencereye ulaşır. Oval pencere orta kulağın sonunda yer alır. Burası orta kulağın iç kulağa bağlandığı yerdir. Orta kulak östaki borusu ile yutağa bağlanır.Östaki borusu orta kulaktaki hava basıncı ile dış ortam arasındaki hava basıncının dengesini sağlar. Yüksek rakımlara çıkılması veya şiddetli ses gibi etkenler ile kulak zarına dıştan uygulanan basınç, östaki borusu sayesinde dengelenerek kulak zarının zarar görmesi önlenir.
Östaki borusu aynı zamanda burundan ya da ağızdan vücuda giren mikroplar için de geçit oluşturur. Bu şekilde orta kulağa ulaşan mikropların oluşturduğu enfeksiyonlar kulak ağrısına ve kulakta akıntıya neden olabilir. Ayrıca enfeksiyonun ilerlediği durumlarda kulak zarı da yırtılabilir. Bu durum işitme kaybına yol açabilir.
c. İç Kulak
Hem işitmede hem dengenin sağlanmasında iç kulak görevlidir. Şakak kemikleri içine yerleşmiştir. Oldukça iyi korunur. İç kulak, kemik ve zarlardan oluşan karmaşık bir yapıdır. Bu yapıyı oluşturan kısımlar yarım daire kanalları, tulumcuk, kesecik ve salyangozdur.
Dalız ve salyangoz işitmeden; yarım daire kanalları, kesecik ve tulumcuk ise dengeden sorumludur.
Orta kulaktan sonraki ilk bölüm dalız adını alır. Dalız, iç kulağın oval pencereye bakan kısmındaki boşluktur. Oval pencereden gelen ses dalgalarını salyangoza iletir. Dalızın alt kısmında salyangoz (kohlea) bulunur. Salyangoz açılarak incelendiğinde, zarlarla ayrılmış ve birbiri ile bağlantılı üç kanaldan oluştuğu görülür. Salyangoz içindeki bu kanallardan üstte olana vestibüler kanal, ortada olana kohlear kanal, altta olana ise timpanik kanal adı verilir. Vestibular ve timpanik kanallar perilenf, kohlear kanal ise endolenf adı verilen sıvı ile doludur. Vestibular kanal, oval pencere, timpanik kanal ise yuvarlak pencere ile bağlantılıdır. Kohlear kanalın tabanını oluşturan temel zarın yüzeyinde sesin oluşturduğu titreşimlere duyarlı tüylü duyu hücrelerini içeren Corti (Korti) organı bulunur. Tüylü duyu hücreleri Corti organı üzerindeki tektoral zara bağlı durumdadır (Şekil 1.6.24).
İç kulakta bulunan yapılardan biri de yarım daire kanallarıdır. Yarım daire kanalları, birbirine dik konumda yerleşmiş olan üç kanaldan meydana gelmiştir. Bu kanalların içi, endolenf sıvısı ile doludur. Yarım daire kanalları birbirine tulumcuk adı verilen torba şeklindeki bir yapı ile bağlanır. Tulumcuk ise kesecik ile bağlantılıdır. Kesecik, salyangoz kanalına bağlanır. Kesecik ve tulumcuk içinde kalsiyum karbonattan oluşmuş otolitler (denge taşları) ve tüylü duyu hücreleri bulunur. Denge sinirleri tüylü duyu hücrelerine bağlıdır.
ç. İşitme Olayı
Dış kulak tarafından alınan ses dalgaları kulak zarına iletilerek kulak zarının titreşmesi sağlanır. Kulak zarında oluşan titreşimler orta kulaktaki çekiç, örs, üzengi kemiklerine yükseltilerek aktarılır. Böylece titreşimler kuvvetlendirilir. Orta kulağın iç kulak tarafında bulunan üzengi kemiğine ulaşan titreşimler oval pencereyi titreştirir. Bunun sonucunda salyangoz içindeki sıvı titreşir. Titreşimler sırası ile vestibüler kanal ve timpanik kanaldan geçerek kohlear kanala ulaşır ve bu kanalın tabanında bulunan temel zarı titreştirir. Titreşimler Corti organında bulunan tüylü duyu hüc-relerine ulaşır (Şekil 1.6.24). Bu hücrelerdeki tüylerin titreşimiyle oluşan impulslar işitme sinirlerine aktarılır. İmpulslar beyin kabu-ğundaki işitme merkezine taşınır ve burada ses olarak algılanır. Corti organında titreşen tüylerin sayısı, oluşan impuls sayısını belirler. Böylece sesin şiddeti de algılanmış olur. Ne kadar çok tüy titreşirse o kadar şiddetli ses var demektir.

d. Denge Olayı
Kulak sadece işitme ile ilgili bir duyu organı değil aynı zamanda dengeyi de sağlamada görevli organımızdır. Vücudun dengesinin sağlanmasında iç kulakta bulunan, kesecik, tulumcuk ve yarım daire kanalları adı verilen yapılar etkilidir. Kesecik ve tulumcuk yerçekimine karşı vücudun duruşunu, yarım daire kanalları ise dönme hareketini algılar. Bu algılama şu şekilde gerçekleşir:
Kesecik ve tulumcukta tüylü duyu hücreleri bulunur Bu hücrelerin tüyleri jelatinimsi bir madde içine doğru uzanır. Ayrıca bu jelatinimsi madde içinde otolit adı verilen denge taşları da bulunur. Vücudun konumu değiştiğinde bu taşlar hareket eder ve duyu hücrelerine basınç yapar. Basınç değişikliği bu hücrelerde impuls başlatır. İmpuls denge sinirleriyle beyne ulaşır. Böylece vücudun konum değişikliği algılanır.
Yarım daire kanallarının tabanında ampula adı verilen şişkin bir bölüm bulunur. Burada bulunan tüylü duyu hücreleri endolenften daha yoğun olan jelatinimsi bir madde içine doğru uzantılar yapmıştır. Başınızı ya da vücudunuzu döndürdüğünüzde yarım daire kanalları da vücutla birlikte hareket eder (Şekil 1.6.25). Ancak kanallar içindeki endolenf sıvısı yarım daire kanalları ile birlikte hareket etmez, daha yavaş hareket eder ve ampula içinde bulunan jelatinimsi maddenin hareketine neden olur. Bu durum tüylü duyu hücrelerinde basınç değişimine yol açarak denge sinirlerinde impuls oluşturur. Oluşan impulslar beyinciğe taşınır. Beyincik, hareketin yönünü algılar ve bunu beyin kabuğuna iletir. Böylece vücuttaki denge (pozisyon) değişiklikleri algılanır.
Eğer etrafınızda bir süre dönerseniz yarım daire kanalları içindeki sıvı da hareket eder. Aniden durduğunuzda ise hâlâ kendinizi dönüyor-muş gibi hissedersiniz. Çünkü siz durduğunuz hâlde, kanallar içindeki sıvı hâlâ hareket hâlindedir ve denge sinirlerinde impuls oluşturulmaktadır. Bazı insanlarda gemi, uçak ya da otomobil gibi araçlarla seyahat etmekten dolayı mide bulantısı olması bu sebeptendir.

kulagin-yapisi