Kaderde İnsanın Akıl Sahibi Olması

Kaderde İnsanın Akıl Sahibi Olması
Kur’an’a göre insanı insan yapan, onun söz ve davranışlarına anlam kazandıran, insanı sorumluluk altına sokan ona verilen akıldır. Allah insanları akıllı bir varlık olarak yaratmıştır. İnsan aklı sayesinde düşünür, karar verir, iyiyi ve kötüyü ayırt ederek seçme hakkını kullanır. İşte bu özellikler insanı, yaratanına karşı sorumlu tutmaktadır.

Allah insanlara doğru yolu göstermek için peygamberler ve kitaplar göndermiş, çeşitli emirler verip, bazı yasaklar da koymuştur. Nitekim Kur’an’da “Biz ona (insana) eğri ve doğru iki yolu göstermedik mi?” (Beled suresi 10. ayet.) ayetiyle bu gerçeğe işaret edilmektedir.

İslam dini, insana aklını doğru bir şekilde kullanmasını tavsiye etmiştir; “Siz… aklınınızı kullanmıyor musunuz?” (Bakara suresi 44. ayet.), “Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açıklıyor.” (Bakara suresi 242. ayet.), ” Siz hiç düşünmez misiniz?” (Âli İmran suresi 65. ayet), “…Hala akıl erdiremiyor musunuz?” (En’am suresi 32. ayet.).

Allah, insanları iyiliği ve kötülüğü seçip-seçmeme konusunda tamamen özgür bırakmıştır. İnsan aklı ve özgürlüğü oranında sorumludur.

Kaderi, tamamen Allah’ın belirlediği ve insanın hiçbir etkisinin olmadığı alın yazısı gibi algılama yanlış bir yaklaşımdır.

İnsan, ne denizin üzerindeki bir tahta parçası, ne de rüzgarın savurduğu kuru bir ağaç yaprağıdır. İnsan, aklı olan, iyiyi ve kötüyü iradesiyle seçen, eylemlerinin sonucunu önceden kestirip durumu göre hareket eden bir varlıktır. Dinin emir ve yasaklarından sadece akıllı olanlar sorumlu tutulmuştur. Hırsızlık yapan birisinin “kadermahkumuyum” diyerek suçu kadere, sorumluluğu da Allah’a yüklemesi doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü hırsızlık dinen ve hukuken yasak olan bir eylemdir. Kötü bir davranış olduğunu bilerek, özgür iradesiyle yapmış olduğu bir eylemden dolayı kaderin suçlanması, tutarsızlıktır. Kur’an’da bu konuyla ilgili olarak şöyle buyrulmaktadır. “Kim hidayet yolunu seçerse, bunu ancak kendi iyiliği için seçmiş olur; kim de doğruluktan ayrılırsa kendine zarar vermiş olur. Hiçbir günahkar, başkasının günah yükünü üstlenmez…” (İsra suresi 15. ayet.).

İnsan aklını ve iradesini iyi yönde kullanmalı yaşamında evrenin, fiziksel, biyolojik ve toplumsal yasalarını dikkate almalıdır. Bilgisizlik ve ihmal sonucu oluşan olumsuzluklar kader olarak algılanmamalıdır. Örneğin trafik kazalarını ‘Allah’ın takdiri’ olarak görmek İslam’ın kader anlayışına ters bir yaklaşımdır. Halbuki, trafik kazaların azaltılmasına yönelik, sürücülerin eğitimi ve yolların düzenlenmesi, deprem için, bilimsel raporlar doğrultusunda sağlam binaların yapımı, kaliteli malzeme, nitelikli işcilik gibi önlemler olası can ve mal kayıplarının aza indirilmesini sağlayacaktır. İnsanın başına gelen olumsuzluklar, kendi sorumluluğundadır. Nitekim fiuara suresi 30. ayette şöyle buyrulmaktadır. ” Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir…”

Sonuç olarak insan, kendisine verilen akılla, iyiyi ve kötüyü birbirinden ayırt edebilir. Allah insanı bu özellikleriyle yaratmıştır. Bu insana beraberinde kendi kaderi üzerinde etkili ve yaptıklarından sorumlu olmayı gerektirir.

akil_sahibi_insan

kadıköy escort kartal escort ümraniye escort escort ankara ankara rus escort ataköy escort beylikdüzü escort bayan izmit escort avcılar escort bayan ankara escort bayan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir