Ölünün Arkasından Mevlüt Okumak

Ölünün Arkasından Mevlüt Okumak

Mevlit, Süleyman Çelebi tarafından yazılmıştır. Asıl adı “Vesiletünnecat”tır. Mevlitte, Hz. Muhammed’i öven, yücelten ve onun güzel ahlakını anlatan dini şiirler bulunmaktadır. Mesnevi türündendir. Üç yüze yakın beyitten oluşmaktadır.

Mevlit okuma geleneği, Müslümanlar arasında yaygınlaşan ve uygulanan önemli bir gelenektir. Toplumda Hz. Muhammed’e duyulan sevgi nedeniyle, o’nun örnek ahlakını beyitlerle anlatan mevlit, mevlithanlar tarafından okunmaktadır. Îlk önceleri sadece Hz. Muhammed’in doğum yıldönümlerinde okunan Mevlit, daha sonra gelenekselleşip, birçok dini ve kültürel uygulamalarda da okunmuştur. Kandiller dışında, çocuk kırkını çıkınca, bir Müslümanın vefatının 40. gününde, adaklarda, evlenme töreninde, hacıların dönüşünde, sünnet merasiminde, asker uğurlamada ve ölülerin arkasından, mevlit okuma geleneği uygulanmaktadır.
Mevlit törenleri, günümüze kadar uzanan tarihî seyri içerisinde bazı değişikliklere uğrayarak çeşitli ilâhi ve kasidelerin de belirli ezgilerle okunmasıyla zenginleşmiştir. Anadolu halkı, mevlit törenlerini dinî bir tören olarak ve bu törenlere katılmayı da dinî bir görev olarak algılamaktadır. Bu sebeple de özellikle de ölüm törenlerinde “mevlit okutmak” vazgeçilmez bir dinî vecibe olarak kabul edilmektedir. Hâlbuki mevlitin dini gelenekten ziyade, kültürel ve örfü yönü bulunmaktadır. Mevlit, Hz. Muhammed’e halkın duyduğu sevincin şiirleştirilmiş ve ezgileştirilmiş halidir. Mevlit okuma ve okutma geleneği Anadolu’nun hemen her yerinde karşılaşılan ortak bir cenaze ritüelidir. Mevlit töreninin icra edilme günleri Anadolu’nun değişik bölgelerinde küçük farklılıklar göstermektedir. Mevlit törenlerinin Anadolu’da cenaze törenlerinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmesinde sosyal, kültürel ve coğrafî sebeplerin varlığı göz ardı edilemez

Bazı yöre ve bölgelerimizde ölünün ardından yedinci, kırkıncı ve elli ikinci günlerinde düzenlenen 40. ve 52. gün merasimlerinin dinimizle hiçbir ilgisi yoktur. Böyle (gün ve) gecelere özel merasim yapmak, halkın gelenekselleştirdiği, örfi kültürel uygulamalar olup, dinî yönü bulunmamaktadır. Ölünün ardından yapılacak dua için belirli yer ve zaman sınırlaması yoktur. Uygun zamanlarda, merasim düzenleyerek, insanları önceden haberdar edip; Kur’an tilavet etmek, ilahiler söylemek, mevlit okumak ve dini sohbet yapmak, ölümü hatırlatması ve bireyin kendini ahirete hazırlaması açısından faydalı ve sevaptır. Kişi kendi başına veya aile ortamında da bu gibi faaliyetleri yapabilir.

mevlut

kadıköy escort kartal escort ümraniye escort escort ankara ankara rus escort ataköy escort beylikdüzü escort bayan izmit escort avcılar escort bayan ankara escort bayan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir