Son Osmanlı Mebusan Meclisi, Misakımillî ve Büyük Millet Meclisi

Son Osmanlı Mebusan Meclisi, Misakımillî ve Büyük Millet Meclisi
Temsil Heyeti Sivas Kongresi’nden sonra Damat Ferit Paşa’nın sadrazam olduğu hükümet çekilin-ceye kadar İstanbul ile Anadolu’nun haberleşmesini kesti. Bu gelişmenin ardından Damat Ferit Paşa istifa etti. Damat Ferit Paşa’nın yerine Millî Mücadele’ye daha ılımlı bakan Ali Rıza Paşa yeni hükûmeti kurdu. İstanbul’da yeni kurulan hükûmet Temsil Heyeti ile iletişime geçti. İstanbul Hükûmeti’ni temsi-len Salih Paşa Amasya’ya geldi. Amasya’da Temsil Heyeti başkanı Mustafa Kemal ve Salih Paşa arasında Amasya Protokolü adı verilen bir protokol imzalandı. Bu protokolde Mebusan Meclisi’nin toplanması kararlaştırıldı. Ancak Meclis düşman güçlerinin askerlerinin bulunduğu İstanbul’da toplanacaktı. Erzurum’dan milletvekili seçilmiş olan Mustafa Kemal bu sebepten Meclisin İstanbul’da toplanmasını doğru bulmuyordu. Mustafa Kemal’in bu fikrine rağmen Meclis İstanbul’da toplandı. Mecliste bir grup milletvekili daha önce Mustafa Kemal tarafından hazırlanıp kendilerine verilen programın ilkeleri doğrultusunda bir karar metni hazırladı. Metin meclisten geçti. Bu belge tarihe Misakımillî (Millî Ant) olarak geçen belgeydi.
Misakımillî, Erzurum ve Sivas Kongreleri temel alınarak tespit edilen prensiplere göre hazırlanıp kaleme alınmıştır.
Misakımillî kararlarına göre;
1. Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığında Türk askerlerinin koruduğu Türk vatanının tümü ayrılık kabul etmez bir bütündür.
2. Kendi istekleri ile ana vatana katılmış olan Kars, Ardahan ve Artvin’de gerekirse halkoyuna başvurulabilir.
3. Batı Trakya’nın durumunun tespitinde halkın oyuna başvurulmalıdır.
4. İstanbul ve Marmara’nın güvenliği sağlanmalıdır. Boğazların dünya ticaretine ve ulaşımına açılmasında ilgili devletlerin kararı geçerli olacaktır.
5. Azınlıkların hakları, komşu ülkelerdeki Müslümanların da aynı haklardan yararlanmaları şartıyla kabul edilecek ve sağlanacaktır.
6. Millî ve ekonomik gelişmemizi engelleyen siyasi, adli ve mali (kapitülasyonlar) kaldırılmalıdır.

Misakımillî kararlarından en çok dikkatinizi çeken madde hangisidir? Neden? Açıklayınız.

Misakımillî ile Türk vatanının sınırları çizilmiş ve işgallere karşı çıkılmıştır. Erzurum ve Sivas Kongresi’nde alınan kararlar onaylanmış, tam bağımsızlığın sağlanması ve ülke bütünlüğünün korunması hakkında Türk milletinin kararlılığı tüm dünyaya ilan edilmiştir.
Misakımillî kararlarının alınmasından sonra İtilaf Devletleri kamuoyuna gözdağı vermek amacıyla 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal etti. Olaylar sırasında Şehzadebaşı Karakolu’nda bulunan Mehmetçikler şehit edildi. Mebusan Meclisi kapatıldı, milletvekilleri tutuklandı ve bir kısmı da sürgün edildi.
İstanbul’un işgal edilmesi ve Mebusan Meclisinin kapatılmasından sonra milletvekilleri ve aydınların çoğu tutuklandı. Bu durum Mustafa Kemal’in ileri görüşlülüğünü bir kez daha ortaya koydu. İşgal güçlerinin kontrolünde bulunan İstanbul’da meclisin toplanmasının doğru olmadığını daha önce söylemişti. Mustafa Kemal Temsil Heyeti adına yayımladığı bir emirle Ankara’da olağanüstü yetkilere sahip bir meclisin toplanacağını bildirdi. Bunun için seçim yapılacağını duyurdu. Kapatılan Mebusan Meclisi üyelerinden Ankara’ya gelebilenlerin de bu meclise katılmalarını istedi. İllerde seçilen temsilciler ve Mebusan Meclisinin bir kısım üyeleri Ankara’ya geldiler. 23 Nisan 1920 Cuma sabahı erken saatlerde, Ankara’da bulunan herkes meclis binası çevresinde toplandı. Halk, kendi kaderine sahip çıkmanın coşkusu içindeydi. Hacı Bayram Camisi’nde kılınan cuma namazından sonra, meclis binası girişinde yapılan törenle meclis açıldı.

Büyük Millet Meclisinin açılışı (23 Nisan 1920)
Parlamento geleneklerine göre, en yaşlı üye olan Sinop Milletvekili Şerif Bey, Başkanlık kürsüsüne çıktı ve aşağıdaki konuşmayı yaparak meclisin ilk toplantısını açtı:
“Burada bulunan saygıdeğer insanlar, İstanbul’un geçici kaydıyla yabancı kuvvetler tarafından işgal olunduğu ve bütün temelleri ile halifelik makamının ve hükümet merkezinin bağımsızlığının yok edildiği hepimizce bilinmektedir. Bu duruma baş eğmek, milletimizin, teklif olunan yabancı köleliğini kabul etmesi demektir. Ancak tam bağımsızlık ile yaşamak için kesin olarak kararlı bulunan ve ezelden beri hür ve başına buyruk yaşamış olan milletimiz, kölelik durumunu son derece ve kesinlikle reddetmiş ve hemen vekillerini toplamaya başlayarak Yüksek Meclisimizi meydana getirmiştir.
Bu Yüksek Meclisin en yaşlı üyesi sıfatıyla ve Allah’ın yardımıyla milletimizin iç ve dış tam bağımsızlık içinde alın yazısının sorumluluğunu doğrudan doğruya yüklenip kendi kendisini yönetmeye başladığını bütün dünyaya ilan ederek Büyük Millet Meclisini açıyorum.” (www.atam.gov.tr)
BMM’nin açılışı ile birlikte, millî egemenliğe dayalı yeni Türk Devleti doğmuş oluyordu. Meclisin açılışından bir gün sonra Mustafa Kemal, meclis başkanlığına seçildi. 1920’de Büyük Millet Meclisinin açılması Mustafa Kemal’in planlı, ileri görüşlü, birleştirici ve sabırlı çalışmasının en güzel örneğidir. Samsun’a çıkışından itibaren milleti birlik ve beraberlik içerisinde kendi egemenliğine sahip olacağı bir idareye ve düşmanı yurttan çıkarabilecek bir güce ulaştırmayı hedeflemiştir. O millet egemenliğine inanıyordu ve daha sonraki inkılaplarını milletini layık olduğu haklara kavuşturmak doğrultusunda gerçekleştirecektir.

buyuk-millet-meclisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir