Ulak ile Sadrazam Hikayesinin Özeti

Ulak ile Sadrazam

Olaylar yine Osamanlı İmparatorluğu döneminde geçer.Yazar hikayenin başında hikayenin temelini oluşturan yöntemlerle ilgili anlatımlarda bulunmaktadır.

Padişahlar sefer çıkacakları zaman,bazı zamanlar seferin güvenliği açısından nereye sefer yapıldığını saklı tutarlarmış.Ordu şaşırtmacalarla ilerler,yol aldıkça seferin nereye olduğuna dair tahminler yürütülür hatta bir fal bakma yöntemi olan remil bile kullanılırmış.Yazar bu hikayesinde gerçek bir olaydan yola çıktığını belirtmektedir.
Padişah aynı yöntemle yola çıkar,yine tahminler yürütürler,fallar bakılır.Kimi Mısıra kimi Rodos’a gidildiğini söyler.Ancak sefer fazla uzun süreli olmaz ve padişah yolda rahatsızlanarak ölür.Bu ölümle ilgili sonradan çok tahminler yürütülüp,remiller atılacaktır ve Oğullardan birinin padişahı zehirlediğine inanılıcaktır.İlk bölüm burada sona erer ve sefere geçilir.

Sefer çıkan ordu Sadrazamın emriyle “Üsküdar’dan sonra Gebze’ye Varmadan Hünkar çayırında konaklar.Konaklama kararı sefere çıktığında Padişahın yanına aldığı tek sadrazam tarafından verilmiştir.Çünkü Padişah yolda rahatsızlanmıştır.Sadrazam durumun ciddiyetini kavramış ve padişahın sonunun yaklaştığının bilincinde olarak orduyu idare etmeye çalışmaktadır.Ancak ordu içinde de garip gelişmeler oduğu sezilmiş ve huzursuzluklar başlamıştır.Hikayenin ikinci bölümü olan bu kısımda Sadrazamın yaşadığı zorluklar ve iç çekişmeleri anlatılmaktadır.Sadrazam hem durumu orduya belli etmeyerek huzursuzlukları önlemeye çalışmakta hem de diğer taraftan tahtın varisi olan iki oğula nasıl haber vermesi gerektiğinin planlarını yapmaktadır.Ekber Evlat ve Kaptan Doğumlu varislerdir.Sadrazam bugüne kadar kaftan doğumluya yakın durmuştur.Ekber Evlat Amasyadaydı,Kaftan Dogumlu ise Konya’da.Padişah çok geçmeden ölür sadrazamda gönlünün yanında olduğu Kaftan Kaftan Dogumluya haber vermekle,görev bilincinin söylediği iki varise birden haber vermek çelişkisi arasında gelip gider ve bu düşünceler içindede Padişah ölüsünü belli etmeden saraya taşır.Sonuçta görev bilinci ağır basar ve iki oğula birden ulak çıkarır ve birer mektup yollar.Son bölümde,Konyaya giden dilsiz ulağın iç dünyasında geçer.Dilsiz ulak sadrazamını çok sever ona çok bağlıdır ve bütün olan bitenlerin farkındadır.Olaylar,sevgisi,bağlılığı ve dilsizliği ile ilgili olarak ulağın iç konuşmalarını yazar bize aktarır.Ulak zorlu bir yolculuk yapar ama tehlikelerle dolu Konya yolunun sonlarında ölümden kaçamaz.Sadrazam ise olayları öğrenen yeniçeriler tarafından linç edilir ve tahta Ekber Evlat geçer.

ulak-sadrazam

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir