Uyuşturucu Madde Bağımlılığı

Uyuşturucu Madde Bağımlılığı
Uyuşturucu madde kullanımında etken olan durum kişilerin ilaç kullanma eğilimleridir. İlaç, tedavi amaçlı kullanılmakla birlikte kişinin ruhsal durumu ve çevreden etkilenme düzeyi bu kullanımı artırabilmektedir. Giderek bilinçsiz şekilde ilaç kullanımı kişide madde bağımlılığın yolunu aralamaktadır. Son zamanlarda uyuşturucu kullanımı bir hastalık olarak kabul edilmekte ve bu sorunla ilgili çözümlerin üretilerek tedavilerin yapılabilmesi için psikiyatri bölümleri çalışmalarına devam etmektedir. Ayrıca madde bağımlılığından kaynaklanan hastalıkların tedavisinin yapıldığı özel tedavi klinikleri ve uzmanlar da vardır.

1. Sebepleri
Uyuşturucu madde bağımlılığının sebebi üç grup altında toplanmaktadır. Bunlar maddenin yapısı, kişisel faktörler ve çevresel faktörlerdir.

1. Maddenin yapısal özelliği: Daha önce belirtildiği gibi uyuşturucu maddeler çok çeşitlidir ve her ne kadar merkezî sinir sistemi üzerinde etkili olsalar da kullanım sonucunca vücutta ortaya çıkan etkileri farklıdır. Kimi uzun süreli kullanımda kolay

uyarılma, bilinç kaybı gibi etkilere sahipken kimisi kalp, karaciğer hastalıklarına, kimisi ise şiddete eğilim, panik, davranış değişikliği gibi farklı sonuçların doğmasına neden olur.
2. Çevresel faktörlerin rolü: Uyuşturucu madde bağımlılığında en önemli faktörlerden
biride çevredir. Bireyin arkadaş çevresinde madde kullananların olması, ailedeki aşırı
serbestlik ya da kısıtlayıcı tavırlar uyuşturucu kullanımına başlamanı nedenlerindendir.
Yine ergenlik dönemindeki arkadaşlar arasında kabul görme isteği madde kullanımına
başlama nedenlerindendir. Uyuşturucu madde satanların tuzağına düşen gençler hem
madde kullanımına başlamakta hem de bir süre sonra uyuşturucu madde satarak suç
işlemektedirler.

3. Kişisel özelliklerin rolü: Madde bağımlılığında kişisel özelliklerin rolü de oldukça
önemlidir. Bağımlı kişiler genelde hayatın gerçekleriyle yüzleşemeyen kişilerdir. İçe
kapanık olan ya da depresif kişiler de madde bağımlılığına eğilimlidirler. Bununla birlikte
ergenlikten itibaren kimlik arayışı içinde olan, ailesine ve çevresine karşı kendini
kanıtlamaya çalışan gençler risk grubunu oluştururlar. Bu tür kişiler yasakları denemek,
sorumluluklardan kaçma isteği, kendilerine çok güven duyma gibi tavırlar gösterirler.

2. Sonuçları
Madde bağımlılığı kişide üç dönemde seyreder:

Alışma dönemi: Kişinin tüm uyarılara rağmen madde kullanımını ya da ilacı keyif verici etkisinden dolayı denediği dönemdir. Kişi maddeyi istediği zaman bırakabileceğini düşünür. Bu dönemde kişide unutkanlık, durgunluk, aşırı para harcama vb. değişiklikler görülür.

Doyma dönemi: Kişinin hem aile hem de iş ilişkilerinin bozulduğu, yaşamını sürdürebilmek için madde kullanımına devam etmek zorunda olduğu dönemdir. Bu dönem de kişinin vücudunda harabiyetler ortaya çıktığı için tedavi zorunlu hâle gelir.

Düşkünlük dönemi: Madde bağımlılığının bedensel, ruhsal aynı zamanda sosyal yönden çok büyük hasarlara yol açtığı dönemdir. Bağımlı kişinin hastalıklara yakalandığı, huzursuzluk, bitkinlik yaşadığı ve suç işleme eğiliminin arttığı bir dönemdir. Genelde aşırı dozdan ölüm oldukça fazladır.

Tüm dünya olduğu gibi ülkemizde de giderek artan uyuşturucu madde kullanımına engel olabilmek amacıyla kanunlar çıkarılmıştır. Uyuşturucu madde kullanımında cezaların kanunlaştırılması, kullanımın giderek artmasından dolayı 20. yüzyılın başlarında gerçekleşmiştir. Türk Ceza Kanunu’nda da uyuşturucu kullananlar ve uyuşturucu satanlara yönelik cezalar yer almaktadır.

Ayrıca uyuşturucu kullananlara da uygulanan cezalar vardır. Ancak önemli olan bu kapsamda ceza uygulamak değil tedavi yoluna gitmektir.
uyuşturucu madde bağımlılığı

kadıköy escort kartal escort ümraniye escort escort ankara ankara rus escort ataköy escort beylikdüzü escort bayan izmit escort avcılar escort bayan ankara escort bayan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir